daha uzak


beni bırakma yirmi bir santim çok uzak. taş tuğla hesabıyla mevsim hesabıyla bu yetmeyecek. bak insan kaç türlü sever birini bilir misin, ben hepsini denedim. her şey aynı kalsa da her şey değişir. geçer sokakların zamanı, sirenler çalar ve susar. aşk gökyüzünü soğurur. böcekler de sever. bir yerlere doğru yürüyen insanların arasında böcekler de sever.

*

beni bırakma elli bir santim çok uzak. bir ot kadar uzak şimdi kaldırımları çatlatacak bir ot kadar. zamandan eksilse ne çıkar ülke ülke büyüyüp gider. mürekkebe benzer bir şey işler kemiğe. bir yas nasıl tutulur, hangi pencereye koşarak insan. bazı sokaklara hiç bayrak asılmaz. bazı böcekler bütün mevsimlere alışır. her mesafe bir böcek boyuyla başlar biter. 

*

beni bırakma doksan bir santim çok uzak. hem bir kuş uçuşuyla da bilinecek gibi değil. çünkü hiç bir yerden geri dönülmez. bando takımları arasında, duvarların içinde, duvarların üzerinde. her ses bir yerde bekler. bütün yankılar böyle büyür, daireler çizerek. kimsenin duymadığı sözleri böcekler işitir. yas tutmayı onlar bilir. gidilen her yerden geri dönmeyi onlar bilir.