bukağı


başının ağırlığını duyuyorum. üzerindeki kesik eli. daha çok senin elin. ter içinde ve saç diplerin, bütün kökleri tek tek sayıların ve harflerin toplamından. her şeyin toplamından. insanın kurtulamadığı tüm o şeylerin toplamından.

şimdi benim bu yılmadan düğümlediğim yolları sen en başından yürüyorsun, üstelik yalnız. seviyorum gücünü. budandıkça güçlenen yerlerini. kasıklarını ve koltuk altlarını. diz kapaklarının arkasındaki çizgileri. sonra senin hiç görmediğin çizgileri. her şeyi birbirinden ayıran. atları ve attarı ve unutulmuş bir kuş dilini.

biliyorum nasıl sökün ediyordur bir yerlerindeki tüylerin, nasıl dönüyordur eve biri. sırtımda kendi çarmıhımı taşıdığım kum çöllerinden. her şey yeter ve az gelir. bunu biliyorum. çırılçıplak soyunsam da kendi bedenim bukağı. üstelik elmastan kömüre varmak için her şeyi vermeye hazırken. söz gelişi kaburgamdan bir parçayı vermeye hazırken hem de.


neden sonra işte, bir şey camlara vurdu, taşı titretti, damarları birbirine itti. her şeyi böylece kendime benzettim. yalnız kendime.